MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

ELAZIĞ DOĞUŞ; MAHMUD ES'AD COŞAN

29 Temmuz 2026 Çarşamba 13:38

Doğuş Programı, Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Hoca Efendinin dünyaya teşrif edişlerinin hicri yılı gözetilerek doğum gününün kutlanması amacıyla düzenlenen bir etkinlik olup ilki dört yıl önce Çanakkale’de hayata geçirilerek bir gelenek haline getirildi. Haliyle ilk üçü Çanakkale'de düzenlendi; ilk düzenlenmenin Çanakkale'de olmasının sebebi Hoca Efendinin Çanakkaleli oluşundandır.

Hocamız, Gönül Dostumuz ve Mürebbimiz Mahmud Es’ad Coşan’ı (Rh.a.), hicrî 91. doğum yıl dönümünde yâd etmek üzere bu yıl da dördüncüsü düzenlenen Doğuş Elazığ Sabah Namazı İşrak İbadeti Buluşmasında bir araya geldik.

Mahmud Es'ad Coşan üniversiteden hocamız olsa da kendisini hayatımızda önemli kılan asıl husus onun kanaat lideri olmasıdır. Prof. tirtiyle mana aleminin bir lideri oluşu dikkat çekicidir. Osmanlıdan sonra tasavvufa pek sıcak bakılmayan ülkemizde Mahmut Esad Coşan bir tasavvuf ehli olup Nakşi kolunun şeyhi makamında bulunan bir Allah dostuydu. İskender Paşa Cemaati olarak bilinen bu tasavvufi yapılanma Mehmet Zahid Kotku'nun imamlık yaptığı caminin isminden ileri gelmektedir.

İskender Paşa Cemaati ehl-i sünnet ekolunun merkezini oluşturur. Hadislerin tahfife alındığı bir dönemde Mehmet Zahid Kotku tarafından İskender Paşa Camiinde yıllarca Ramuz'el-Hadis kitabından hadis sohbetleri yapıldı. Mehmet Zahid Kotku'nun vefatıyla birlikte bu geleneği Mahmud Es'ad Coşan emekli olduktan sonra devam ettirdi.

İskender Paşa Cemaatini klasik tarikatın ötesine geçmiş bir tarikat olarak görüyorum. Her iki dünyanın da hakkını veren bir tarikat olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan klasik yapısıyla yani iman, ilim, amel ve ahlaki düsturuyla müntesiplerini ahiret yoluna sevk ederken; bir taraftan da bilim ve siyaset yoluyla onlara dünya hayatını nasıl idame edilmesini olunmasını göstermektedir. Bu manada insanları ticari faaliyetlerin içine çekip şirket kurmalarını sağlayarak ağır sanayi hamlelerine teşvik etmektedir. Mesela Gümüş Motor projesi bu düşüncenin bir ürünüydü. TÜSİAD’ın ahtapot gibi sarmaladığı ekonomimizin bu coğrafyaya bir faydasının olmadığı yıllarda rızkın onda dokuzu ticarettedir mottuyla ticaret anlayışına neşter vuruyordu. Siyasi yelpazede de yerini alarak devlet yönetiminde vesayeti değil de milli olmanın altını çizmiş ve bu şuurda liderler yetiştirmenin planını yapıyordu. Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu ile Recep Tayip Erdoğan bu düşünceyle yetişen liderler olmuştur. Alparsalan Türkeş ve Devlet Bahçeli hep desteklenmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddin’e uzanan coğrafyada Türk yurdu mefkuresi de bu yapılanmanın hedefindeydi ümmet birliği anlayışı da.

Muharrem Nurettin Coşan hali hazırda İskender Paşa Cemaatinin lideri pozisyonundadır. Babasının 2001 yılında Avustralya'da geçirdiği elim ve kuşkulu trafik kazasında vefat etmesinden sonra bu göreve getirilmiştir.

Doğuş Programları Muharrem Nurettin Coşan'ın teşvikiyle babasının hicri doğum yılı gözetilerek başlatılmıştır. Bundaki asıl amaç bir doğum yılını kutlamanın ötesinde Allah dostu, veli ve mürebbi bir zatın tebliğci yönünü öne çıkararak bir insanın müslüman kimliği ile neleri yapması gerektiğini tek tek canlı örneklerle izah etmektir.

Mahmud Es'ad Coşan, hayatını İslam'a adamış koca bir yürektir. Hem üniversite hocalığı döneminde hem de emekli olduktan sonra insanlığa hizmet etmeyi kendisine vazife addeden nadir insanlardandır. Bir gün geldi çoğu insanın İslam alimi diye sahip çıktığı Fethullah Gülen hakkında "o bir haindir" diyerek bir gerçeği haykırmaktan çekinmedi. Bir gün geldi 28 Şubat sürecinde hakkı haykırmaktan bir adım dahi geri atmadı; hatta bir çok islami dernek ve vakfın eğitim hizmetlerine ara verdiği o dönemde "akacak kan damarda durmaz" diyerek müntesiplerini eğitim hizmetlerine devam etmesi yönünde telkinde bulundu. Yarın ölecekmiş gibi ahirete, hiç ölmeyecek gibi dünyaya çalışmayı tavsiye eden nebevi ihtarı kendisine şiar edinerek hayatını idame ettirmiştir. 80 ihtilalinde "İslam" adında derginin çıkarılmasına önayak olmuş, bilahare gazete, radyo ve televizyon yayıncılığını başlatmış, özel okul ve öğrenci evlerini açarak imanlı bir gençlik yetiştirmenin gayreti içine girmiştir. Ulusal ve uluslararası sahalarda verdiği konferanslarla insanlığı aydınlatarak uyandırmaya çalışmıştır. Verdiği sohbetlerden derlenmiş yüzlerce kitapla hakkı anlatmıştır. Her daim haksızlığa karşı tavır almıştır. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı onun nazarında...

Böylece Doğuş Programları ile bir rol ve model gündeme taşımış oluyordu. 

Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen program, 27 Temmuz 2026 Pazartesi sabahı Elazığ'da kılınan sabah namazıyla başladı... Barkot okutmalarla belirlenen alana girenlerin sayısı 12 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Muhteşem bir kalabalık vardı sabahın dördünde, Elazığ'ın Cumhuriyet Meydanında. 

Dünyevi hiçbir beklentisi olmadan buraya toplanan binlerce insanın tek gayesi vardı; o da Allah'ın rızasıydı. İzinlerini ve yaz tatilini bu programa göre ayarlayan onbinlerce ehli iman insan bir araya gelmişti. Seyahat edin sıhhat bulasınız hakikatini yaşamanın coşkusu vardı o an. Bizden öncekileri düşünmemizi salık kılan bir buluşmaydı adeta. İbret nazarıyla müşahadeyi önceleyen bir eylemdi o gün o saatte kılınan sabah namazındaki kıyam...Bir gün öncesinde başlamıştı o heyecan. Çünkü seyahat ederek Elazığ'a gelen onbinlerce kişi Diyarbakır'da Elyasa ve Zülkif peygamberlerin de kabrini ziyaret etmişti. Şanlıurfa'da İbrahim as'ın makamı ile Eyüp as'ın kabrini ziyaretten gelen binlerce katılımcı sabah namazında tekbir alırlarken manen gıdalanarak gelmişlerdi adeta. Öyle ki manevi şuurlanma had safhadaydı.

Dile kolay, iki saatlik bir program için 12 bin kişinin yurt içi ve yurt dışından gelerek hazır bulunuşu. Sessizliğin hakim olduğu o anda Elazığ semaları sadece sela ve ezan sesleri yankılanıyordu. Bir de divana durulmadan önce okunan Yasin-i şeriflerin sesi ve akabinde Allahu Ekber tekbiriyle başlayan namazın kıraat sesi...Namaz Medine'deki Kıbleteyn Mescidi'nin imamı tarafından kılınıyordu, yanık Medine makamıyla okunan kıraatle. Namaza duranları kutsal beldere çeken bir huşu. Umre ve haccı hissettiren bir atmosfer. 

Namaz başlamadan önce dronlarla gökyüzünün boşluğuna resmedilen Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebi'nin muhteşem görüntüsü izlenmeye değerdi o an. Allah lafzı, kelime-i tevhid ve besmele lafzının Arapça yazım görüntüleri gökyüzünü bir şölen alanına çevirmişti. Teknolojik gösterim adeta manevi gösteriyle dans ediyordu. Dünya ve ahiret hasenatını istemenin sembol ifadeleri doldurmuştu her yanı. Çünkü hem dünya hem de ahiret biz inananlar içindi. Dünya ahiretin tarlasıdır bizler için.

Elazığ'ın bu yıl Doğuş Program için tercih edilmesi Harput'un veliler diyarı oluşundandı. Kimi bir gün evvel ziyaret etmişti veliler diyarı Harput'u, kimi de namazdan sonra. Elazığ o gün bir başka uyanmıştı kendi diyarında.

12 bin kişinin katılımın gerçekleştiği program çok güzel organize edilmişti. Organizeyi Server Vakfı üstlenmişti. Aldığı önlem ve yaptığı hizmetle göz doldurmuştu. 12 bin kişinin alana girerken ki sessizli bir başka güzellikteydi. Valiliğin alana namaz için serdiği yolluk türü halılar dikkat çekiciydi. Katılan her kese sunulan kahvaltı hizmetindeki hız, estetik ve kibarlık başlı başına bir erdemliliğin ifadesiydi. Hem katılımcıların hem de gönüllü görevli gençlerin gayretiyle meydanın çöplerden arındırılmış olmasındaki görüntüler "temizlik imandandır" nebevi tavsiyenin sahaya yansımasıydı. Mahmut Esad Coşan'ın cuma sohbetlerinden derlenen kitabının onbinlerce katılımcıya hediye edilişi, buluşmanın gayesini zaten ortaya koyuyordu. Velhasıl Allah için hiçbir masraftan kaçınılmayan bir programdı.

O sabah, sabah namazının şuurlu eda edilişinin nasıllığı sahnelenmişti aslında. Elazığ'ın mahalli makamından okunan sela ve akabinde yine mahalli makamdan okunan sabah ezanı. Muhteşem bir dinletiydi. Güneşin doğmasına yarım saat kala kılınmaya başlanan sabah namazı. Tespih ve duadan sonra işrak vaktine kadar çekilen zikir ve edilen tefekkürler. Ve iki rekat işrak namazı. Ne buyuruyor bu konu son peygamber? İşrak vaktinde (kerâhet vakti çıktıktan sonra) kılınan iki rekat işrak namazı, tam bir nafile hac ve umre sevabı kazandırır. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu sevabın eksiksiz olduğunu üç defa tekrarlayarak vurgulamıştır. 

Başta Server Vakfına, ev sahipliği yapan Elazığ Valiliğine ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi arz ediyoruz. 

Şer güçlerinin giriştiği ve usanmadan devam ettiği ifsat eylemlerine panzehir mahiyetli bu tür etkinliklerin aralıksız devam etmesi mutlaka gereklidir. 

Biz Epstein ahlaksızlığını ve destekledikleri LGBT alçaklığını unutmadık. 

Gazze’de yaşatılan zulüm karşısında batı aleminin sessizliği ve desteğini unutmadık.

İki yüzlü batının İslam alemini parçalamaya yönelik entrikaları tüm hızıyla devam ederken hak namına ve güzellik adına düzenlenecek programlarla farkındanlıkların oluşturulması elzemdir. 

Hak-batıl mücadelesinin sahne aldığı dünyamızda bu tür faaliyetlerin içinde bulunmak tebliğ vazifesinin bir gereğidir. 

Su uyur düşman asla uyumaz. Uyanık su olmanın vakti çoktan gelmiştir.

Mustafa Salim

29 Temmuz 2026 Elazığ

 

 

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
Tahir
(İş mazeretimden dolayı) Bedenen orada olamasam da gönlümün orada olduğu aşikardır. Allah razı olsun.
Ahmet Alacahan
Kalemine sağlık kardeşim
Ahmed feyzî
Gakkoşlar diyarıı’na buradan selamlar Ankara’dan Allah ebeden razı olsun efendim sizlerden Rabbim birlerinizi 1000 etsin hayırlarınızı kabul etsin sayınızı artırsın bereketlendirsin böyle güzel hizmetler yapmayı daim eylesin âmin elfi elfi âmin
Mesut Hoca
Elinize emeğinize yüreğinize sağlık sayın hocam. Elazığ da harika bir program oldu. Emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Ümit SONER
Gayet ozet olmus degerli hocam. Kaleminize yureginize saglik...
Yahya Özkan
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.Şu sözü çok önemli:Her biriniz birer Mahmut Esat Coşan hoca olursanız hiç kimsenin sizi (satın almaya )gücü yetmez.Bu sözün zaman içinde ne kadar önemli olduğu sanırım anlaşılmıştır
Zokcehoca@
Efradını cami ağyarını mani tamda günümüze ışık tutan enfes bir yorum olmuş.Yüreğine ve kalemine sağlık Mustafa hocam.